DOLAR %
EURO %
ALTIN 1.134,140,52
BITCOIN 431467-1,77%
Ankara

KAR YAĞIŞLI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

31 okunma

Gayrimüslimlere ‘Kafir demeyiniz’ diyen Doğu’dan Kur’an-ı Kerim’i yakan Batı’ya

ABONE OL
22 Ocak 2023 14:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
  • HABER 7 – ÖZEL

Danimarka’da Müslümanlara ve Kur’an-ı Kerim’e yönelik eylemleriyle tanınan aşırı sağcı ve ırkçı Sıkı Yön Partisi’nin lideri Rasmus Paludan, İsveç’teki Türkiye Büyükelçiliği önünde Kur’an-ı Kerim’e saygısızlıkta bulundu.

İsveç Hükümeti, Paludan’ın eylemini ‘ifade özgürlüğü‘ kapsamında değerlendirirken Stockholm’deki güvenlik önlemlerini artırdı.

Irkçı siyasetçi, polis koruması eşliğinde Türkiye Büyükelçiliği binasının önüne gelerek hem Kur’an-ı Kerim’i yaktı hem de Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed (S.A.V.) aleyhinde bir pankart açtı.

Ulusal ve uluslararası basında infiale neden olan görüntülerden sonra akıllara Osmanlı İmparatorluğu döneminde gayrimüslim tebaaya uygulanan hoşgörü politikası geldi. 

Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci, Dr. Ramazan Topdemir ve Tarihçi-Yazar Şükrü Altın, İsveç’teki elim hadise bağlamında Osmanlı İmparatorluğu’nun gayrimüslimlere yaklaşımını ve İslamiyet’in hoşgörü düzlemi üzerine kurulu oluşundan anlattılar. İşte, Ekinci; Topdemir ve Altın’ın Haber 7’ye yaptığı özel açıklamalar:

SULTAN II. ABDÜLHAMİD DÖNEMİNDE TİYATROYU BASTILAR

Marmara Üniversitesi’nde Hukuk Tarihi dersleri veren Profesör Doktor Ekrem Buğra Ekinci, Batı ile Doğu medeniyetleri arasında kültür farkı olduğu şu sözlerle özetledi:

GAYRİMÜSLİME ‘GAVUR DEMEYİNİZ’ ANLAYIŞI

Prof. Dr. Ekinci, Osmanlı’da önde gelen kimselerin gayrimüslimlere ‘gavur’ ve ‘kafir’ demekten imtina ettiğini, halka bu yönde telkinde bulunulduğunu aktardı:

“Bakın tarih kitaplarında Osmanlı dönemindeki önde gelenlerin Müslüman tebaaya hitaben ‘Gayrimüslimlere gavur demeyiniz, kâfir demeyiniz. Çünkü onlar üzülüyorlar. Evet öyle olabilir belki ama demeyiniz‘ şeklinde örnekler var. İslam coğrafyasında beraber yaşama kültürü var, beraber yaşama alışkanlığı var. Yani öteden beri Müslümanlar gayrimüslimlere beraber yaşamışlar ve böyle bir kültür teşekkül etmiş. Yani ‘Aslandan en çok kim korkmaz?’… Onu gören ve bilen…”

Batı toplumlarında Osmanlı’dakinin aksine ‘gizli’ bir haset ve düşmanlık beslendiğini savunan Ekinci, sözlerini şu ifadelerle noktaladı:

GAYRİMÜSLİMLERE İMTİYAZ TANINDI

İstanbul Üniversitesi’nden Dr. Ramazan Topdemir, Osmanlı İmparatorluğu’nun gayrimüslimleri yerel halktan ayrı tutmadığını, gayrimüslimlerin ticarette ve siyasette etkin rol üstlendiklerini şu ifadelerle anlattı:

“Osmanlı İmparatorluğunda hükümdar ile azınlık tebaasından bir kişi aynı mahkemeye giderdi. Sultan II. Mehmed’in bir Rum ile aynı mahkemede yargılanması, üstelik kolunun kesilmesi hükmedilmişken bahsi geçen Rum’un Sultanı affetmesi bunun en güzel örneğidir. Fatih döneminde azınlıkların kitleler halinde devlette yer edindiğini, ticarette kendilerine yer bulduklarını görüyoruz. Bizim dinimiz hoşgörü dinidir. Bizim dinimiz kucaklayıcı bir dindir. Bunu böyle bilmek gerekir. Orhan Gazi’den II. Bayezid’e kadar birçok topluma, birçok gayrimüslim halka kucak açılmıştı. On binlerce Yahudi Selanik’te ve İstanbul’da özgür bir şekilde barınmıştı. Ticaretlerini rahatça yapabildiler. Mesela Şanlıurfa’da Müslümanlar baklava işine girmezdi. Çünkü un var, ‘Un yere dökülürse günaha girerim’ anlayışındaydılar. Bu sebeple Urfa’da azınlıklara imkân tanınmıştı. Onlar bu sektörü canlı tuttular. Tanzimat döneminde, Gülhane Hatt-ı Hümayunu’nda bütün azınlıkların haklarının devlet güvencesi altında olduğu net bir şekilde ifade ediliyor. Osmanlı böyle bir devletti. Buna rağmen Batılılar durmadılar. İçerden ve dışardan inancımızı çökertmeye çalıştılar. İsveç’teki olay da bunu tasdikler niteliktedir.”

“İSVEÇ’TE YAPILANLAR MÜSLÜMAN DÜŞMANLIĞIDIR”

Tarihçi-Yazar Şükrü Altın ise, Osmanlı’nın gayrimüslim tebaaya yaklaşımından bahsederek İsveç’teki eylemi Müslüman düşmanlığı kapsamında değerlendirdi:

“Hristiyanların Müslümanlardan daha öncelikli olduğu dönemler oldu. Endülüs Devleti yıkıldığı zaman oradan kaçan Yahudileri Osmanlı Devleti kabul edip onları Selanik’e ve İstanbul’a almıştı. Bunlar askere alınmadığı tamamen ticaretle uğraşıp zenginliğe ermiş bir kesimdi. Osmanlı’da hiçbir kesimin dini aleyhinde gösteri ve provokasyon yapıldığına denk gelinmemiştir. Tamamen hoşgörü düzlemi üzerine kurulmuş bir devletten bahsediyoruz. Kiliselere, havralara saygı gösterilirdi. Bu kiliseler günümüzde de faaliyette değil mi? İsveç’te yapılanlar Müslüman düşmanlığıdır! Haçlı zihniyetinin dışavurumudur…”

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r
escort erzurum escort adana escort antalya escort bursa escort istanbul escort malatya escort gaziantep escort adana escort eskişehir escort

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

bonus veren sitelerdeneme bonusudeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu